Şık, Çekingen ve Yalın Oslo

Tayfun Yılmaz Yadid Levy Temmuz 2017

OSLO, KUZEYİN EN NAZLI ŞEHİRLERİNDEN BİRİDİR. GÜZELLİĞİNİ, BİRAZ DA UZAKLIĞINDA GİZLER. İSKANDİNAVYA’NIN EN YALIN BAŞKENTİDİR. 48 SAATİNİZİ BU ŞEHRE AYIRDIĞINIZDA ÇEKİNGEN FAKAT ŞIK OSLO SİZE NELER Mİ VADEDER?

Varınca - Cuma

 

Oslo’ya gelince İskandinavya’ya varmanın hissini sonuna kadar yaşamak için ilk iş Tjuvholmen
yarımadasının en sonundaki buruna kadar yürümek olsun. Yürürken brutalist ve ikonik belediye binası ve Oslo’nun güzel restoranlarıyla dolu Aker Brygge sahil boyundan geçeceksiniz. Buruna geldiğinizde fiyord ile aranızda hiçbir şey olmayacak. İçinize temiz havayı çekin ve hemen arkanızda bıraktığınız Astrup Fearnley Müzesi'ni gezin. Aker Brygge’den şehir merkezine doğru giderken Nobel Barış Merkezi’ne mutlaka uğrayın. Norveç Parlamentosu'nun seçtiği Nobel Komitesi yıl içinde Nobel Barış Ödülü’nü kazananı belirler ve aralık ayının ilk haftası da duyurur. Karl Johans Caddesi'ne yürüdüğünüzde Kraliyet Sarayı"nı, Meclis'i ve Meclis'in yanındaki Grand Hotel’i göreceksiniz. Yılın Nobel Barış Ödülü sahibi aralık ayında, bu otelin balkonundan insanları selamlar. 

 

Öğle - Cumartesi

 

Karl Johans Caddesi'nin sonunda, Jernbanetorget’da binin tramvaya. Hipster Grünnerløkka’da inin. Eski bir fabrika, yeni gurme merkezi olan Mathallen’a girin.  Taze balıklar ve leziz deniz ürünleri sizi bekliyor. Benim önerim King Crab! Grünnerløkka, şehrin en iyi kahvelerini yudumlayabileceğiniz ve alışveriş yapabileceğiniz birçok mekân sunuyor. Semtin ortasından geçen Akerselva Nehri sizi İskandinav ormanlarına götürecek adeta. 

 

Akşam - Cumartesi

 

Oslo kıpkırmızı gün batımıyla çok ünlüdür. Bu nedenle tüm Oslo’yu panoramik görebileceğiniz ve yüzyıllarca kralların gözdesi elmalı tarttan yiyebileceğiniz Frognerseteren’e gidin. Dağa çıkarken sizi karşılayan büyük, ahşap villalar, kendinizi  her yerden ve her şeyden çok uzakta hissetmenizi sağlayacak. Eğer kar varsa burada kayma imkânı da bulabilirsiniz tabii. Çok meşhur olan kayak müzesini gezmeyi, atlama kulesine çıkıp adrenalininizi arttırabilirsiniz.  

 

Sabah - Pazar

 

Öncelikle mimarisini Norveç’in coğrafyasından alan Opera binasına gidip çatısına çıkın. Fiyordun tam ortasındaki buz dağı heykeli size selam verecek. Bu görsel şölenin ardından sıra Munch Müzesi'nde. Ünlü ressam Edvard Munch Oslo’yu da resmettiği Çığlık tablosuyla tanınıyor. İlk Munch müzesini gezip sonrasında ünlü tablonun sergilendiği Ulusal Galeri'ye uğrayın. Sonrasındaysa Oslo'nun en şık meydanlarından biri olan brutalist Solli var. 

 

Öğle - Pazar

 

Solli, elit Frogner semtinin kapısı gibidir. Solli'den sonra yürüdüğünüz şık sokaklarda bulunan herhangi bir restoranda yemek yiyebilirsiniz. Rotanın devamında ünlü heykel parkı var. Oslo’yu Oslo yapan, biraz da her köşede rastlayacağınız heykellerdir. Fakat heykel parkı ünlü sanatçı Vigeland tarafından yapılmış bronz heykeller ile insanın doğumdan ölüme kadar olan yaşam serüvenini anlatır. Yalın ve tenha olan park, Oslo’nun en gözde yeridir. 

 

Ayrılmadan Önce - Pazar

 

Bu aşamada yapılacak en güzel şey şehrin en canlı alışveriş caddesi Bogstadveien’de gezmek olacaktır. Şık restoranlar ve kafeler, üzerlerinde postlarıyla oturmanızı bekleyen sandalyeler bu caddenin ayrılmaz birer parçasıdır. Her yerde bulamayacağınız İskandinav modasının öncü markaları yine burada. Dönmeden önce Norveç'in meşhur peyniri brunost (kahverengi peynir) almayı sakın unutmayın!